Engelli Çocuk ve Aile

DUYUSAL FARKLILIKLAR
17 Nisan 2018
İNANILMAZ 1-5 ÖLÇEĞİ
17 Nisan 2018
Tümünü Göster

Engelli Çocuk ve Aile

Çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerinde, erken yıllardaki yakın ilişkilerin önemi büyüktür. Bu ilişkiler sayesinde toplumsallaşma gerçekleşmekte iletişim yetenekleri kazanılmakta ve benlik sistemi oluşmaktadır. Anne babalar çocukları için erken yıllardaki birincil bakım figürleridir. Aile yüklendiği tüm sorumluluk ve sorunlarıyla birlikte bebeğe ilgi ve sevgi gösterir.

Ancak aileye katılan bu yeni üyenin sağlık sorunlarının olması, ailede karışıklığa neden olur. Ebeveynler sağlıklı çocuğun birlikte getirdiği sorundan daha fazlasıyla karşılaşırlar. Aile, çocuklarının gelecekle ilgili ne gibi becerilere sahip olabileceği ve kendi kendilerine yetip yetemeyecekleri konusunda yoğun kaygı ve korku yaşarlar. Çoğu zaman gelecekte onları neyin beklediğini kestiremezler. İnsanlar üstesinden gelemedikleri bir problemle karşılaştıklarında çeşitli duygusal tepkilerde bulunurlar. Aileler zihinsel engelli bir çocuğa sahip olduklarında özel yaşamlarında, sosyal çevrelerinde, beklentilerinde, planlarında, iş yaşamlarında ve ekonomik durumlarında yeni planlamalara ihtiyaç duyacaklardır.

Yaşamlarında şok, red etme, aşırı üzüntü, suçluluk, kabullenememe duygularının yanı sıra bu değişikliklere uyum sağlamaya çalışmakta, duruma özgü çözümler aramakta, ne yapacağını, ne yapacaklarını bilememenin kaygısını yaşamaktadırlar. Engelli çocuğa sahip pek çok ebeveyn, benzer duyguları yaşayıp, benzer aşamalardan geçmektedirler. Zamanla çocuklarının engellerini kabullenip, onun gelişimi ve eğitimi için gereken çabayı göstermeleri, çocukların ihtiyacı olan ilgi ve sevgiyi ona vererek yeni yaşamlarına uyum sağlamaları istenen sonuçtur. Ailelerin bu süreci en kısa sürede ve kolay geçirebilmeleri, onların çocukları ve çevreleri ile sağlıklı ilişkiler kurmalarını sağlayacaktır.

Engelli çocuğun eğitiminde en önemli ve etkili ortam, sürekli olarak içerisinde bulunduğu aile ve çevresidir. Çocukla iç içe olan, onun davranışlarını izleyen ailedir. Ailenin engelli çocuğuna karşı görevleri normal çocuğuna göre belirli farklılıklar gösterir. Ailenin bu görevi; çocuğun özrünün zamanında anlaşılmasından, çocuğun topluma ve kendisine kazandırma süreci boyunca devam eder. Zamanında tanı koyulamamış özür zaman geçtikçe kalıcı hale gelir, giderilmesi önemli ölçüde zorlaşır. Burada aileye düşen görev başvuracağı gerekli yerleri bulma konusunda destek almaktır. Çoğu aile çocuğunun diğer yaşıtlarından farklı olduğunu gözler, gözlediği bu duruma çare bulabilmek için nereye başvuracağını bilemez. Bu konuda ne yapacağını bilememesi aileyi büyük sıkıntıya sokar. Ailenin özürle karşılaştığı zaman nereye başvurması ve ne yapması gerektiği aile eğitimiyle verilir. Engelli çocuğa sahip ebeveynler seçilecek eğitim kurumu ya da eğitimci kadar kurum içinde verilen aile eğitimi ya da rehberliğine de önem vermelidirler. Engelli çocuğun okulda kazandığı becerilerin ev ortamında da tutarlı bir şekilde izlenmesi ve pekiştirilmesi çocuğun tüm kazançlarını genellemesi bakımından önem taşır. Okul, aile, çocuk üçlemesi; aile rehberliği ile sağlanmasıyla çocuk eğitimden en üst düzeyde yararlanırken ebeveynlerinde de yaşam sorunlarıyla baş edebilme gücü kazandığı gözlenir.

 

 

 

Uzm. Psk. Dan.Handan Yılmaz

 

(Farklı Zeka Düzeyine Sahip Zihinsel Engelli Çocukların Anne-Babalarının Davranışsal Duygusal Durumlarının Değerlendirilmesi)Yüksek Lisans Tezinden alıntıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir