30. yılımıza doğru ilerlerken…….

ÇAĞDAŞ IŞIK ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ ŞEHİRDE YAŞAM’DA.
8 Ağustos 2016
Tümünü Göster

30. yılımıza doğru ilerlerken…….

 

30. yılımıza doğru ilerlerken…….

Çağdaş Işık Özel Eğitim 2019 yılında 30 yaşında olacak, aşağıda on yıl önce 2009 da 20. yılımızda İLKIŞIK Dergisi için kurucularımızdan Alev Girli ile yapılmış röportajı ve o yıllardan bu yana yapılan çalışmaları öğrenmek için Alev Girli ve Semra Öztürk Özgönenel ile yapılmış yeni röportajı bulacaksınız…

Röportaja buradan ulaşabilirsiniz.

Son 10 yılda neler değişti?

Öncelikle kurumlarımızın yerleri değişti, artık Alsancak’ta hiç eğitim merkezimiz kalmadı. Şu anda Küçükyalı’da dört katlı bir binada hizmet veriyoruz, başka şubemiz yok. Ama bu 10 yılda birçok merkezde yüzlerce aileye ve çocuğa hizmet verdik. Ekibimizde bazı değişikler oldu, değişmeyen ise, eğitim kalitemizle kurulduğumuz günden bu yana yalnız İzmir’in değil Türkiye’nin de en saygın merkezlerden biri olma başarısını sürdürebiliyor olmamız.

İsterseniz önce 2009’da Alsancak’tan neden ayrıldığınızdan başlayalım.

2000 de ailelerimiz tam günlük bir ilköğretim okuluna ihtiyaç olduğunu dile getiriyordu. Biz kurucular olarak da bu düşünceye sahiptik. Işık Özel Eğitim hep ilklerin merkezi oldu. O yıllarda, İzmir’de aile derneği, AR-Ge si olan tek kurumduk. Yine bir ilke imza attık ve öğretmenlerimiz, ailelerimizle güçlerimizi birleştirerek İLKIŞIK Anonim şirketini kurduk ve Alsancak’ta bir özel eğitim ilkokulu açtık. Ancak geçici ruhsatı kalıcı hale çevredeki kafeler nedeniyle dönüştüremedik ve Çınarlı’da bahçeli büyük bir mekâna taşındık. Böylece kurumlarımızın sayısı 5’e çıkmış oldu.

Aynı yılın sonunda diğer okullarımız için de yüksek kiralar nedeniyle Alsancak yerine başka alternatifler araştırdık, bireysel ve grup eğitimi şubelerini birleştirmeye karar verdik ve şu andaki binamıza taşındık. Böylece Alsancak’ta Arge, muhasebenin olduğu birimimiz ve otizmliler için eğitim merkezimiz olmak üzere iki birimimiz kaldı.

Ben (Alev Girli), 2003 kasımında Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladım. Daha önceleri de ben ve Semra özel eğitimle ilgili dersleri vermek için dışarıdan derslere gidiyorduk. Özel eğitim bölümü kurulması için hocalarımıza baskı da yapıyorduk. Sonra bölüm kurulması için gelmen gerek dediler ben de gittim. Bölümün ilk defa İzmir’de DEÜ’nde kurulması ve özel eğitim mezunlarının artmasında katkımızın olması da ayrıca çok önemli ve onurlandırıcı bir şey.

Bu merkezlere 2007’de Buca’da yeni bir merkez ekledik. Yukarıda da açıkladığımız yüksek kira nedeniyle 2009’da Alsancak’taki şubemizi kapatmaya karar verdik. İlkokulu diğer ortaklarımıza devrettik. Sadece iki şubeyle çalışmamız son üç yıla kadar sürdü, sonra biraz daha küçülmeye karar verdik ve Buca şubemizi devredip tek merkezde hizmet vermeye başladık. Neden diye soracaksınız biliyorum. Uzun yıllardır çok yoğun bir tempoda çalışmak bizi hayli yordu tabii, biraz daha düşük tempoda çalışalım istedik.

Yukarıda röportajın yer aldığı İLKIŞIK dergisi çıkmıyor ama başka eğitimlerle bilgilendirme çalışmaları yapıyorsunuz sanırım?

Evet o dergi çıkmıyor, aile derneği aktif olmayı uzun zaman sürdüremedi, dergi yayını da son buldu. Bizim çocuklarımızın ailelerinin hayatı yoğun ve yorucu, dernekler gibi STK çalışmalarını sürdürmeleri kolay değil.

Biz her zaman derneklerle işbirliği yapmaya ve destek vermeye çalışıyoruz. Kurucular olarak ben ve Semra çalıştığımız grupların yani otizm, özel öğrenme güçlüğü ve zihinsel yetersiz bireylerin ailelerinin kurduğu derneklerin yaptığı panel, seminer, projelerde danışmanlık, farkındalık etkinlikleri gibi her türlü çalışmaya katkıda bulunmaya çalışıyoruz.

Ayrıca kendi personelimiz dışında özel eğitim alanında çalışan eğitimcilerin eğitimi için de eğitimler düzenliyoruz.

Eğitimci eğitimleri konusunu biraz açar mısınız?

Okul kurulduğundan beri yurtdışında kullanılan etkili eğitim programlarını araştırma, güncel ve etkili yöntemleri uygulama ilkesinden hiç vazgeçmedik. Hatta bu zamanla ve benim üniversiteye girmemle daha da arttı. Ben de Semra da doktora yaptık, birçok araştırma yaptık ve kongrelere katıldık, sadece yurt içinde değil yurt dışında da. Her kongreden, yurtdışı inceleme gezisinden birçok kitap ve materyalle döndük. Her zaman yeni yayınları takip ettik, çalışanlarımızla bu kitapları çevirdik ve eğitimlerimizde yararlandık. Bu çalışmalarda bizimle birlikte çalışan eğitimcilerin yer almasını hep teşvik ettik, Örneğin, 2006 da Güney Afrika’da Dünya Otizm kongresine katılmıştım, bildiri benim ve Selin’in çalışmasıydı. Oradan getirdiğim “Zihin Okuma” kitabını 2007’den sonra kullanmaya başladık. Bildiğim kadarıyla otizmlilerle zihin kuramı öğretimini sosyal becerilerle birlikte ele alan bu alanın sistematik biçimde çalışılmasını başlatan da bizim kurumumuz. Şu anda zihin kuramı becerilerinin değerlendirilmesinde kullanılan temel bütün testlerin geçerlik güvenirlik çalışmasını öğrencilerimle ben (Alev Girli) yaptım. Bu öğrencilerin bir kısmı da IŞIK ta çalışan ve yüksek lisans yapan elemenlarımız. Bunun gibi o yıllarda henüz Türkiye’de olmayan birçok eğitim kitabını kendimiz için çevirip kullandık.

Öğrendiğimiz ve uyguladığımız programları, sadece kendi çalışanlarımıza öğretmekle sınırlı kalmadık. Alanda çalışan ve kendini geliştirmek isteyen pek çok meslek elemanı var. Onlarla bilgilerimizi ve uygulama örneklerini paylaşmak için eğitimci eğitimleri düzenliyoruz. Her yıl “PEP-R ölçeği”, “Sosyal Beceriler ve Zihin Kuramı Becerilerinin Öğretimi” “Teacch Programı” konularında eğitimci eğitimleri yapıyoruz. Eğitimler sadece teorik bilgiler içermiyor, birçok eğitim videosu, uygulama örnekleri gösterebilme şansımız var. Bu da bizim eğitimlerimize katılanlara öğrendiklerini daha kolay uygulayabilme şansı/kolaylığı sağlıyor.

Bu otuz yıl boyunca sizin kurumunuzdan yetişmiş veya eğitim almış çok sayıda eğitimci vardır bu durumda…

Biz her zaman kurumlarımızda çalışan eğitimcilerin yüksek lisans, doktora yapmalarını teşvik ettik, çalışma saatlerini buna göre düzenledik, destek olduk.  Bu nedenle yüksek lisans ve doktora yapan birçok çalışanımız oldu. Şu anda, özel eğitim alanında yüksek lisans yapmış üç, yüksek lisansı tez aşamasında bir çalışanımız var. Ayrıca aile eğitimi ve danışmanlığı alanında yüksek lisans yapmış bir çalışanımız var, tabii bu rakamlar bizim dışımızdaki elemanları kapsıyor. Her yıl kendi personelimize hizmet içi eğitim programları yaparız. Bilgilerini güncellemeleri için, okunması gereken kaynakları sağlarız.  Bu nedenle mütevazı olmaya gerek yok sanırım, IŞIK özel eğitim birçok nitelikli eleman yetiştiren bir okul gibi çalıştı, çalışıyor.

Şu anda İzmir’de, hatta başka şehirlerde özel eğitim alanında çocuklar ve ailelerine hizmet veren nitelikli bir çok merkezin kurucuları geçmişte çalışma arkadaşlarımızdı. Bu vesileyle, Songül, Ebru, Selin, Aslı, Sevilay, Ezgi, Yaman, Değer, Anıl, Mine, ve daha birçok arkadaşımızın başarılı çalışmalarında bu sağlam temelin olduğunu görmek bizi gururlandırıyor.

Tabii IŞIK’ ta çok kısa süre çalışıp bizim bilimsel ve etik çalışma ilkemizi öğrenememiş olan ve sadece adımızı kullananlar da var ne yazık ki.

Sanıyorum Özel eğitim kurumlarında etik çalışma için de bir dönem oldukça yoğun mücadele ettiniz?

Evet 1990 lı yılların sonuna doğru özellikle 1997 de SSK lılar ve 2000 de BAĞKUR’ lu ve bütün aileler eğitim yardımı almaya başlayınca merkezlerin sayısı hızla arttı. Bu aileler için çok sevindirici bir gelişmeydi, biz de yıllarca bunu savunduk. Ancak bu talep merkezlerin sayılarının da hızla çoğalmasına neden oldu ve ne yazık ki meslek elemanı olmayan birçok insan bu işe sadece ekonomik olarak baktı.

Bizim gibi niteliğe önem veren arkadaşlarımızla İzmir merkezli bir dernek kurduk, ben de bir dönem başkanlık yapmıştım. Biz nitelikli bir kurumun kriterlerini belirledik ve üyeleri bunlara uymaya zorladık. Uymayan kurumları üye kabul etmedik.

Şimdi bu dernek yok. Nitelik konusu herkesin kendi bireysel etik anlayışı ile yürüyor denebilir.

Otuzuncu yılınız için özel bir hedefiniz var mı?

Yaptığımız işi seviyoruz. Otizm riski olan veya down sendromlu bebeklerden üniversiteye giden yetişkinlik çağına kadar geniş bir yaş skalası var. İki yaşında otizm tanısı alıp eğitime başladığımız bir öğrencimiz bu yıl elektrik-elektronik mezunu oldu. Eski öğrencilerimiz içinde muhasebe, otelcilik-turizm mezunları var. Çok büyük bir sevinç ve gurur duyuyoruz. Üniversitede eğitimi devam eden beş öğrencimiz daha var. Haber alamadıklarımız arasında da çok başarılı olan meslek liselerinden veya üniversiteden mezun olanlar vardır.

Son yıllarda yüksek işlevli/Asperger özellikleri olan çocuklarımız çok arttı. Bu grupta bilişsel ve dille ilgili çalışmalarda hızla yol alınıyor. Ama, sosyal beceriler ve özellikle zihin kuramı becerilerini çalışmak çok önemli. Zihin kuramı testleri ile değerlendirme ve eğitim programı hazırlama konusunda elemanlarımızı eğittik. Benim (Alev Girli) ve öğrencilerimle birlikte yaptığım oldukça çok araştırma var. Eğitim uygulamalarının etkililiğini/yararlarını da değerlendiriyoruz.

Bir diğer önemli konu kaynaştırma uygulaması. Çocuklarımızın hepsinin olabildiğince kaynaştırma süreçlerinden yararlanmalarını önemsiyoruz. Bunun için tanıdan itibaren yoğun ve nitelikli bir eğitim almaları çok önemli. Gittikleri anaokulu veya ilkokul hatta lise aşamasında bile öğretmenleri, rehber öğretmenleri ile işbirliği kurmak her zaman çok önemli oldu. Bunu yoğun bir şekilde yapıyoruz veya okulların BEP birimi toplantılarına katılıyoruz.

Yetişkin yaşamına hazırladığımız öğrencilerimiz her zaman oldu şimdi de var. Mutfak becerileri, kamusal alan becerileri gibi hedefleri çalışmak önemli. Özellikle cinsel eğitim ve karşı cinsle ilişkiler, istismardan korunma gibi birçok alanda çalışmak gerekiyor. Bu konuda da program ve materyal anlamında donanımımız çok arttı.

Aile eğitimleri, danışmanlık her zaman merkezi bir yere sahipti. Özel eğitimde aileler olmadan başarılı olunamayacağı çok temel bir ilkedir. Biz de hep ailelerle birlikte çalıştık. Onların bu sürece uyumuna ve eğitim sürecine dahil olmalarına çok önem verdik. Anne-babaya yönelik danışmanlık yanısıra kardeşlere yönelikte danışmanlık çalışması, eğitimler yapıyoruz. Bundan sonra da bunu sürdüreceğiz.

Bildiklerimizi, öğrendiklerimiz paylaşmaya, eğitimci eğitimlerine de devam edeceğiz.

2019 da otuzuncu yılda bazı özel çalışmalar olacak ama sürpriz olmasını tercih ediyoruz ve şimdilik açıklamıyoruz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir